HER ÖĞRENCİ FARKLIDIR…

Sevgili anneler ve babalar bir çoğunuz  çocuğunuzun okul başarısını , hayattaki başarısı olarak  gördüğünüz için çocuklarımız ile ilgili bir çok ayrıntıyı gözden kaçırabilmektesiniz.  Her öğrenci dönemini başarıyla bitirmek , öğretmenler iyi bir eğitim öğretim dönemi geçirmek ve velilerde başarılı karneler görmek istemektedir.

Ancak unutulmaması gereken ilk konu her öğrenci farklıdır.

  1. Zekaları farklıdır.
  2. İlgileri farklıdır.
  3. Öğrenme stilleri farklıdır.
  4. Öğrenme hızları farklıdır.
  5. Ön bilgileri , temelleri farklıdır.
  6. Motivasyonları farklıdır.

Bütün bu farklılıklar ölçülebilir ve değerlendirilebilir. Her öğrenciden aynı performansı beklemek yanlıştır. Farklı derslerde farklı performanslar göstermeleri bile farklılıklarının en basit ölçüdür.

Öğrenme konusunda da yıllardır sürekli araştırmalar yapılmıştır ve devam etmektedir. Eğitimin , dolayısıyla da okulların etkililik ve verimliliğini en yüksek düzeye çıkarabilecek koşulları belirlemeye çalışan tam öğrenme modelinin 3 temel değişkeni vardır.

  1. Öğrenci nitelikleri
  2. Öğretim hizmetinin niteliği
  3. Öğrenme ürünleri (destek kitap ; video vs )

Okula gidiyor olmak eğitiliyor ve öğreniyor olmak demek değildir. Sınavlar bilgileri ölçmek için yapılsa da , bilgilerin kalıcı olması da önemlidir. Dersteki başarı ; Öğrenme için okulda ayrılan süreye, çocuğun anlama yeteneğine, öğretimin kalitesine, öğrencinin öğrenmeye ayırdığı zamana bağlıdır.

Bütün öğrenci ve öğretmenlerimize güzel bir eğitim öğretim yılı diliyorum.

Yukarı çık

AİLELER DİKKAT ;

Gençleri tehdit eden ve gittikçe artan bir hızla yayılan yeni tehlike…

Moda dergileri , TV dizileri , manken olma özentilikleri ve fiziksel görünüme çok önem veren her şey gençlere yeni bir tehlikeyi getirmektedir… Gençler arasında büyük bir estetik güzellik ve manken vücutlu olma isteği gittikçe yaygınlaşan ve sosyal medya destekli bir gereklilik olmaya başlamıştır.

Anoreksiya Nervoza, özellikle genç kadınlarda görülebilen, yemek yememek, çok az uyumak, buna rağmen çok aktif olmakla beliren psikolojik bozukluk.Bu hastalık genellikle ergenlik döneminde, nadiren de erişkin çağında başlar. Çok genel olarak denebilir ki, aşırı zayıflama tutkunu her bireyde oluşabilir.

Bu durum genellikle kişinin çok şişmanladığı kanısı ile mübalağalı bir şekilde rejim uygulaması ile başlar, önceleri kontrol edilebilen iştah bir süre sonra yok olur ve zayıflama normal ölçüleri aşar. Çağın hastalığı olarak adlandırılan yeme bozukluğu sendromu olan ‘Anoreksiya Nervoza’, sadece genç kızlarda değil, artık erkeklerde de görülüyor. Tedavisi zor olan vakalarda hayatî tehlike söz konusudur.

Ayrıca anoreksiya yoğun psikolojik sorun yaşayanlarda da görülebilir. Diyet yapma, kilo verme takıntısı olmayan insanlarda dahi çok problemli bir hayat yaşama evrelerinde yeme bozukluğu söz konusudur. Ailevî, okul, iş, veya duygusal konularda çöküntü yaşayanlar yemek yemeyi reddeder, zorla yediği takdirde çıkarır. Sonuç olarak kısa vadede çok kilo kaybetme söz konusudur ve bu hastalığın bütün etkilerini yaşarlar. Sorunların çözülmesiyle birlikte yeme sorunları da ortadan kalkar; ancak bu evre içerisinde ciddi ve kalıcı fizyolojik sorunlar yaşayabilirler.

Yukarı çık